20 Eylül 2017 Çarşamba

Doğum Günü Çocuğu :)




Herkese merhaba uzun bir aradan sonra :) 

Şunu fark ettim ki sanırım bloga yazmam için aşırı çılgın bir hediye örneği ya da benim için önemli bir olayın vuku bulması gerekiyor. Evet bu blog işini kıvıramıyorum belki ama yazmak güzel, sırf bu duygu için bile yazılabilir. Günlük tutmak gibi bir şey olduğundan ruhsal olarak da rahatlatıcı herhalde - bknz: mesleki deformasyon :) - E haklı olarak diyeceksiniz ki hayırdır şimdi ne oldu da yazasın geldi. 

Hemen anlatayım;
Yakınlarım bilir Eylül ayı benim için karmaşık ve zıt duyguları barındıran bir ay. Bütünüyle kucaklamakta buldum, böylelikle üstesinden gelebildim belki de. Neyse bunları belki bir ara paylaşırım, geleyim bugünün yazma sebebine; benim canım Ramço'mun doğum günü bugün :) E yazmak için daha güzel bir sebep olabilir mi ? Aslında Ramazan da ben de yazdıklarımızı ya da hissettiklerimizi birbirimizle paylaşırız yalnızca.  Bu sene bir değişiklik olsun istedim ve kalemimin yettiğince anlatmak istedim onu size. 

2012 yılında tanıştık biz. İlk gördüğümde onu; üzerinde mavi bir kazak, lacivert bir pantolon, koyu lacivert rengine yakın bir ayakkabı vardı. Bir elinin parmağı da sarılı idi - sonradan öğrendim ki,  çok sonra tabii; kesmiş  :) - İlk gördüğümde hissettiklerimi ifade edebilmem güç aslında, farklı bir şeyler olduğunu söyleyebilirim sadece. Artık bunu, hep onu görme isteği olarak mı yada kalbin çılgınca çarpması olarak mı nasıl somutlaştırırsınız bilmem. Kısacası o günden bugünün hayalini kurmuştum. O sebeple ona karşı hissettiklerimi ifade etmekten hiç geri durmadım. Tabiki kolay olmadı ama hissettiğim yoğunluğu kaybetmeyi göze alamazdım. Hayatımın bu noktasında paylaşılacak çok detay var aslında özetle 2012'den beri tanışıyoruz Ramazan'la. Son iki yıldır da evliyiz. Ramazanla evli olmak dünyada yaptığım en iyi şey. Evet belki iddialı ama net olarak böyle! O benim başıma gelmiş en güzel şey ya da ailemle beraber hayatın bana tanıdığı en büyük ayrıcalık. 

Bugün bu güzel adamın doğum günü. Kayınvalidemin bana yapabileceği en büyük iyilik :) Ramazan, çok güzel adam tanıyan herkesin bunu okurken benimle hemfikir olacağına eminim. Çok da güzel seven adam; vicdanlı, sabırlı, pamuk kalpli. Belki okuyanlardan bazıları ne övmüş kocasını ya da ne koca meraklısıymış arkadaş diyebilir :) Tek cevabım; Evet! kocamın çok meraklısıyım ve evet ömrümün sonuna kadar da yaptıklarından hem gurur duyacağım hem de onu öveceğim :)

Canımın içi benle oturur gözleri dolar, benle güler, eğlenir. Uykum geldiğinde en pis halimi bir tek o çeker :) Öğretmenlerin de en tatlısıdır, öğrencileri için özel bir yeri vardır. Ramazan'ı kızdırmak çok zordur hatta kolay kolay kızmaz. Kızarsa da tepki göstermez sessiz kalır ama öyle bir sessiz kalır ki anlarsın ne demek istediğini. Sevgisini öyle güzel gösterir ki sıcacık olur kalbim kalbine dokununca. Kokusu tüm ömrüme bedel. Bir sarılınca dünyam durur, tüm dertlerimi unuturum. O var diye hayatımda tüm problemlerim elbet çözüm bulur. Engel olamadığımız, kontrolümüz dışında gerçekleşen tüm olaylara da beraber göğüs gereriz. Hiçbir şey yapamasak da sarılır geçmesini bekleriz o dönemlerin. Sabırlıdır, ince düşünceli ve sakindir Ramazan. Fevri çıkışları, davranışları yoktur. Gelen olayları sakinliği ve mantığı ile karşılar ve elbet çözüm bulur. O, benim sivri köşelerimi törpülememe yardımcı oldu, beni sakinleştirdi. Ben, onun hep farklı bir zamana, döneme ait olduğunu düşünürüm. Şimdiye ait olamayacak kadar farklı bir yapısı vardır çünkü. Kimseyi kolay kolay kırmaz, mantık çerçevesinde yapabileceklerini hep yapar başkaları için. 

Sabahları uyanmakta zorlanır, bazen de beni bu konuda zorlar :) Uyandırmaktan bıkmayacağım seni! Sen ömrümüzün sonuna kadar hep uyumak iste, sabahları zor kalk ben de hep seni uyandırırken zorlanayım. Kirpikleri de çok güzeldir mesela uzun uzun. Sırf onları görmek için bile saatlerce bakarım yüzüne. Göğsü dünyanın rahat yeridir benim için. Onunla uyuduğuma şükrettiğim gecelerim, uyandığıma şükrettiğim sabahlarım var. Ve ben onunla geçirdiğim her an için şükretmekten hiç bıkmayacağım. 

Ve doğum günün kutlu olsun sevgilim. Güzel kalbine, zekana ve karakterine yakışır çok güzel bir hayatın olsun benimle beraber :) Seni anlatmama değil burası bir ömür yetmez. Senin de hep dediğin gibi; yazmaktan çok yaşamak lazım birbirimizi. Umarım seni doya doya yaşayacağım, birbirimize hep sarılacağımız güzel ve uzun yıllarımız olur. 

Yazıyı şu -şarkı- ile bitiriyorum :) 

Seni somutlaştıramayacağım kadar çok seviyorum, doğum günün kutlu olsun canım sevgilim!

Nazlış :)














15 Şubat 2017 Çarşamba

Evdeki değişim dönüşüm :)



Herkese merhabalar :)

İlk başlarda blogu açmamızdaki amaç birbirimize yaptığımız hediyeleri paylaşmak -tamam itiraf ediyorum daha çok Ramazan'ın yaptığı hediyeleri- sizlere biraz olsun fikir verebilmekti. Zamanla sanki konu edindiğimiz şeyler gelişti biraz da değişti. Ama bu hoşuma giden bir durum o an aklıma ne paylaşmak geliyorsa onu yapıyorum. Mesela bugün sizle mutfağımın değişim sürecini paylaşmak istedim. Amaan ne varmış kırıp döküp yıktın mı yepyeni mutfak olur bunu paylaşmaya da ne gerek  var demeyin :) Tam da bunları yapmadan yapabileceğiniz şahane değişimler var. 

Biz kiracı olduğumuzdan dolayı kırıp dökme işleri hiç bize göre değildi. Ancak mutfağımın görüntüsünden çok da memnun değildim. Ne yapabilirim nasıl değiştirebilirim diye düşünürken intagramdaki "renklendirhayatini" hesabıyla karşılaştım. Biraz takip edip araştırdıktan sonra tam da istediğim, düşündüğüm şeyi bulduğuma karar verdim ve eşimle bu işi konuşup nasıl yapabiliriz diye düşünmeye başladım. Hesaba göz atarsınız zaten ayrıntıları ile görürsünüz folyo ile dolapları, masaları, tezgahları vb. şeyleri kaplayarak eski eşyalara yepyeni bir görünüm kazandırabiliyorsunuz. 

Folyo denilince insanların aklına kaliteli olmayan, hemen yırtılabilecek veya özellikle mutfakta kullanım için elverişli olmayan bir şey gibi geliyor ancak emin olun hiç de öyle bir şey değil. Kendi mutfağım için istediğim renk parlak beyazdı. Ha bu arada başta eşim de şüphe ile yaklaştı bir de internet alışverişi olunca tedirginlik iki kat arttı tabi. Bu sebeple öncesinde belli başlı yerleri gezdik hatta bir ara kapaklarımızı falan değiştirmeyi belki de boyatmayı düşündük ancak inanılmaz astronomik rakamlar çıkarıldı önümüze. Biz de gözümüzü karartıp girdik bu işe. Hesapladık, ölçüp biçtik ve "renklendirhayatini" hesabının sahibi hanımefendi ile iletişime geçtik. Mutfağımıza yeteceğini düşündüğümüz miktarda siparişimizi verdik. 

Bu arada mutfağımın ilk hali bu şekilde idi;











Siparişimiz yanlış hatırlamıyorsam iki gün gibi kısa bir sürede elimizdeydi ve gayet özenli paketlenmişti.  Siparişi verirken en büyük çekincelerimden biri uygulama aşaması idi. Tamam kabul ediyorum uygulama noktası öyle çook kolay falan değil ama inanın zor da değil. Tabiki özen göstermek, dikkatli çalışmak gerekiyor. Eşim, kardeşim ve ben üç kişi bu işin üstesinden kolayca geldik. Özenli olması için dolap kapaklarını ve çekmeceleri tek tek çıkarıp hepsini tek tek kapladıktan sonra yerlerine tekrar monteledik. Birçok yöntem var bu işi yapabilmek için zaten dediğim instagram hesabında da  -"renklendirhayatini" - ayrıntılı olarak nasıl kaplanabileceği gösteriliyor. 

Biz kendimizce şöyle bir yöntem bulduk; söktüğümüz çekmece ya da kapağı temiz bir masaya koyduk. Ölçüp biçtikten sonra folyoyu ölçülere göre kestik ve kestiğimiz folyonun arkasındaki yapışkan kısmı çıkardık. İki kişi karşılıklı folyoyu tutarken diğerimiz elinde temiz bir bezle bekledi :) Karşılıklı olarak folyoyu dolap kapağı ya da çekmecenin üzerine koyarken bir taraftan da temiz bir bezle hava kabarcığı kalmaması için üzerinden siler gibi geçtik. Arada başarısız olduğumuz ve hava kabarcığı bıraktığımız zamanlar tabi oldu ama yavaşça folyo yapışkanını tekrar çıkarıp tekrar yapıştırabiliyorsunuz bu da durumun en önemli artılarından biri. Tez canlı olduğumuzdan dolayı sanırım, bir an önce bitsin istedik ve akşamları başlayarak gece yarılarına kadar kaplama çalışmalarımız neticesinde iki gün gibi kısa bir sürede mutfağımızın aklınıza gelebilecek her yerini kapladık. Süpürgelikler, aralardaki boşluklar, dolapların yanları vs aklınıza gelebilecek her yer. 

Şöyle soru işaretleri olabilir; Silince bozulmuyor mu? - Hayır bozulmuyor. Benim dolaplarım koyu renk beyaz istiyorum ama alttan rengi gözükür mü? - Hayır gözükmüyor çünkü beyaz dahi olsa her folyonun arkası gri renk dolayısıyla hangi renk ise kapladığınız o renk gözüküyor alttan herhangi bir renk gözükmüyor. Kenarlardan, köşelerden yırtılmalar olmuyor mu?  -Hayır olmuyor zannettiğiniz kadar basit ve ince bir yapısı yok. En azından benim aklımda bu tip sorular vardı hiçbiri başıma gelmedi şimdiye kadar, ki yaklaşık 8 aydır kullanıyorum. 

Gelelim mutfağımın yeni haline; Ta taaaam!


İşte mutfağımın yeni hali : )

Çok memnun kalmamın en önemli nedenleri;
- Çok çok ekonomik bir maliyeti oldu bize, böylesine bir değişim için 200 -250 TL civarı bir rakam ödedik yanlış hatırlamıyorsam.
- Kiracılar için oldukça kullanışlı bir yöntem çünkü gerekli hallerde söküldüğü zaman alttaki zemine zarar vermiyor tabi zemin bozuk, dökük değilse hoş böyle bir durumda uygulamada da sıkıntı yaşarsınız zaten.
(Biz bunu yaparken ev sahibimizden izin aldık, sonradan problem çıkmaması için şiddetle önerilir:) )

Son olarak bizim salon ve mutfak bir arada bu sebeple hem mutfağı salondan ayırmak hem de mutfağın yeni havasına başka bir atmosfer katmak için iki tarafın ayrım yerine bir dolap almak istedik zaten dolaplarım da yetersiz gelebiliyordu. Ikea' ya gittik ve ne yapabiliriz diye düşündük oradaki görevli arkadaşın da yardımı ile aslında TV ünitesi olan parça dolapları bir araya getirip üst üste koyup yeni bir dolap yaptık. O da şu şekilde tabiki rengi parlak beyaz :) 


Üstü iki çekmece, altta kalan iki kısım dolap. Bu dolap ve mutfağımın yeni hali oldukça uyum sağladı ve tam da istediğim gibi oldu. 

Benim mutfağımın değişim ve dönüşümü bu şekilde oldu, uygulamadan da üründen de çok çok memnun kaldım bu sebeple aklınızda böyle bir düşünce var ise eğer instagramdan "renklendirhayatini" sayfasını takip edin ve ürünlerini mutlaka inceleyin. 


Sevgiyle
Nazlı :) 



23 Ocak 2017 Pazartesi

The Görümce : )




Herkese merhaba : )

Buralarda olmayalı epey oldu, çok oldu, çok fazla oldu ama epey fazla oldu :) İş, güç koşturma derken ihmal ettik biraz blogu affola! Ancak her gün yazmak zorunda olarak yazmaktansa yazılmaya değer şeyler olduğunda ya da sadece keyfimiz istediğinde yazmak en mantıklısı geliyor her zaman. 

Bu arada Ramazan'ın hesabından yazıyorum yazının üslup tarzından da anlayabileceğiniz gibi çünkü giriş mail adresimi ve şifremi unutmuşum girmeye girmeye : ) 

Neyse gelelim bunca zaman sonra bloga yazı yazdıran olaya; canikom görümcem nişanlanıyooooor! 
Görümce demek adettendir, halk arasındaki sıfatı odur diye bunu kullandım ancak benim canım Emine'm Ramazan'dan bağımsız benim ablamdır :) Biz birbirimizi sıfatlarımızdan bağımsız seviyoruz. 


Yeri gelmişken diyim ''Görümce'' filmine gitmek istedik ablamla ancak aramızda yollar, şehirler vardı olduramadık :) 

Benim tatlişkom yoluna çift olarak devam etmeye karar verdikten sonra kendi çapımızda bir takım çalışmalarımız, hazırlıklarımız oldu. Elbise, ayakkabı şu bu derken detayları atlamamak gerek diye düşündüm ve kendi çapımda ufak bir sürpriz hazırlamak istedim. Hem ablam hem de Turkut abim (the damat adayı) briç oynayan insanlar -ki zerrece anlamayan bir insan olarak sonuna kadar saygı duyuyorum- İstedim ki ikisinin ortak noktası olan bir hatıra olsun. Ufak bir araştırma neticesinde şöyle bir şeye karar verdim; - bu fotoğraftakiler keçeden yapılmış- 


Ben bu keçeleri kurabiyeye çevirmek istedim hem tatlı hem anlamlı bir hatıra olur diye düşündüm. Daha önce hiç bu tarz işlere girişimim ve bu olaylarda deneyimim olmadığından işe ilk olarak tarif ve malzeme bulmaya çalışmakla başladım. Kadıköy Coşan Pastacılık süper hiper bir numara bir yer malzemelerimi oradan temin ettim - ki en büyük korkum maça, sinek, kupa ve karo kurabiye kalıplarını bulamamaktı, onları da oradan bulup aldıktan sonra hafta sonu işe koyuldum. Daha doğrusu koyulduk çünkü canım kardeşim Nazo'm olmasa, mümkünsüz bu iş başarıya ulaşmazdı. 

Kurabiyelerimizi internetten bulduğum bir tarife göre kare kalıp kullanarak yaptık. Onlar soğuyup kendilerini toparlayana kadar yeşil şeker hamurunu hazırladık. Aldığımda yeşilin tonu biraz açık renkti, gıda boyası ekleyerek rengi istediğim koyuluğa getirdik. Burada dikkat edilmesi gereken nokta; gıda boyası boyuyor arkadaşlar :) Benimki bir de yeşil olduğundan ortalarda biraz 'Shrek' gibi gezme korkusu taşıdım ama boyayı çıkarmam çok zor olmadı. Velhasıl kurabiyelerimizi kare kalıpla şekillendirip pişirdikten sonra yeşil şeker hamurumuzu da kare kalıpla şekillendirip şekerli, ballı yada reçelli su olarak hazırladığımız karışım sayesinde kurabiyelerimizin üzerine yapıştırdık. Acemi olduğumuzdan dolayı kullanılan kalıp aynı olmasına rağmen kurabiye ve şeker hamurunun boyutları bazen tutmadı; oradan çekele buradan itele derken oldurduk bir şeyler. Son aşama yine kullandığımız şekerli su karışımının yardımı ile maça, sinek, karo ve kupa kalıpları kullanılarak kırmızı ve siyah hamurları şekillendirdik ve kurabiyelerin üzerilerine yapıştırdık. 


İşte sonuçta ortaya böyle bir şeyler çıktı. Şeker hamurlarının yapışması ve kuruması için soğuk bir yerde bir süre beklettikten sonra iş son aşamaya geldi; süsleme :) Süsleme için yukarıda bahsettiğim pastacıdan şeffaf poşet ve kurdele almıştım. Şu şekilde süsledik;



 İşte kurabiyelerimiz böylelikle tamamlandı :) Son bir rötuşu kaldı; isimlerinin ve nişan tarihinin yazılı olduğu kağıtları kurabiyelere zımbalamak. Onu da yarın tamamlayarak sunumu hazır hale getireceğim.

Sonuç olarak tek bir şey öğrendik yardımını esirgemeyen canımın içi kardeşim Nazo'mla; bu iş zor arkadaş, bu işi yapan insanların kazandıkları helal valla! Cidden zor, ince iş ve aşırı titizlik gerektiriyor bir de beceri tabi. Neyse biz ortaya bir şeyler çıkarmaya çalıştık, 'the görümcem' çok beğendi, sevindi bundan sebep mutluyuz a dostlar!



Not: Özellikle kurabiye tarifi vs gibi şeyler paylaşmadım şefler tariflerini paylaşmaz çünkü :)
Şaka ya şaka ne tarifi nerede ben de o beceri. İnternetten alıntı olduğundan kendi kurabiye tarifim gibi paylaşasım gelmedi zaten aratırsanız bir çok tarif bulabilirsiniz.


Herkese iyi akşamlar :)
Sevgiyle Nazlı


Okuduktan sonra rica ediyorum izleyin, izlettirin : )) https://www.youtube.com/watch?v=mSnQplnnkwg